ad itemscope itemtype="http://schema.org/WebSite"> Bolivya Gezi Notları, Bolivya'da Gezilecek Yerler | Gezi Notları

Bolivya Gezi Notları, Bolivya’da Gezilecek Yerler

Bolivya Gezi Notları

Bolivya gezi notlarımız, iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; Bolivya’da bizim gezip gördüğümüz yerleri içermektedir ve aşağıda maddeler halinde belirtilmiştir. İkinci bölüm ise, geziye çıkmadan önce yapmış olduğumuz çalışmalar ve gezi esnasında edindiğimiz bilgiler doğrultusunda öğrendiğimiz, ancak bizim gidemediğimiz, Bolivya’da gezilip görülmesi gereken diğer yerler olarak belirtilmiştir.

Birinci Bölüm: Gezip Gördüğümüz, Bolivya’da Gezilecek Yerler

Dört günlük Bolivya gezimiz, 30 Ağustos – 27 Eylül 2016 tarihlerinde 29 gün süren “Güney Amerika Gezi Rotası” içinde yaptık. Bolivya’da ki gezi rotamız; Şili-Bolivya sınırı San Pedro Sınır Kapısı> Laguna Verde> Termas de Polgues> Laguna Colarada> Sol de la Manana Gayzer> San Pedro de Quemez> Uyuni> La Paz> Bolivya-Peru sınırı Desaguadero Sınır Kapısı şeklinde gerçekleşti.

Güney Amerika Gezimizin 15’inci günü Olan 13 Eylül 2016 Salı günü Şili gezimizi, San Pedro De Atacama’da bitirdik. Bugün zorlu ama o kadarda keyifli 4 günlük maceralı Bolivya yolculuğumuza Şili San Pedro’dan başladık. Dün San Pedro’da ki bir turizm acentesinden, iki gece üç gün sürecek olan 4×4 araçlarla And Dağlarını ve Uyuni Tuz Çölünü geçeceğimiz, her şey dahil konseptinde 140 dolara bir tur satın almıştık. Kapsamlı bilgi ve bilet için tıklayınız…

Sabah erkenden söz konusu tur acentesinin görevlileri bizi minibüsle otelimizden aldılar. Kuzeye doğru bir saatlik bir yolculuktan sonra Şili Bolivya sınırına ulaştık. Derme çatma baraka türü bir yerde sınır geçiş işlemlerini tamamladık.

Şili Bolivya Sınırı, Sınır Kapısı

Şili Bolivya Sınırı, Sınır Kapısı

Ardından 4×4 araçlarımızla Bolivya tarafında buluştuk. 4×4 araçlarımıza yerleşmeye müteakip üç gün iki gece sürecek olan, And Dağları ve Uyuni Tuz Çölü keşfimiz başladı. And Dağları platolarındaki İlk günü rotamız üzerindeki Lagunları, gayzerleri, doğal termal havuzları gezip görerek yolumuza devam ettik.

1. And Dağları’nda Göller, Gayzerler, Termal ve Doğa Oluşumları

And Dağları’nın Bolivya bölümünde birçok plato var. Söz konusu platolarda değişik renklerde göller mevcut. Ayrıca yüzyıllarca sürmüş olan doğa olayları nedeniyle And Dağları’nı 4000-5000 rakımlı düzlüklerinde çok değişik türden doğa oluşumları var. Gayzer ve doğal sıcak su termal havuzları var. Biz bunlardan sadece rotamız üzerinde ve satın aldığımız turun içeriğinde olanları görebildik. Laguna Verde, Laguna Colarado, Termas de Polgues, Manana Geyser’i bunlardan bazıları. And Dağları Hakkında geniş kapsamlı bilgi için “tıklayınız…”

***

And Dağları’nın Bolivya bölümü ile Uyuni tuz çölü geçişimizin ikinci günü olan 14 Eylül 2016 Çarşamba günü, Otelimizdeki kahvaltının ardından, Laguna Menores olarak bilinen üç ufak lagünü de göreceğimiz San Pedro de Quemez yolculuğuna başladık.

Yolculuğumuzun bu bölümünde, değişik büyüklükte ve değişik değişik ebatlarda ve de enteresan şekillerde birçok kaya türlerini gördük.

Deve Şekline Dönüşmüş Bir Kaya Bloğu

Deve Şekline Dönüşmüş Bir Kaya Bloğu

Söz konusu kaya bloklarının arasında renkli renkli göller, göllerin etrafında yaşayan canlıları gördük.

Kaya Blokları Arasında Bir Göl

Kaya Blokları Arasında Bir Göl

San Pedro de Quemez’e varışımıza müteakip akşam yemeği ve konaklamayı tuzdan inşa edilmiş olan tuz otelinde yaptık.

***

Bolivya’daki üçüncü günümüz olan 15 Eylül 2016 Perşembe, günü otelimizdeki kahvaltının ardından, Uyuni Tuz Düzlüklerinde yolculuğumuz devam eti.

Beton Yok, Gürültü Yok, En Önemlisi Bizden Başka Kimse Yok...!!!

Beton Yok, Gürültü Yok, En Önemlisi Bizden Başka Kimse Yok…!!!

Bu arazi araçlarıyla yaptığımız yolculuğumuz ve önümüzde alabildiğine uzanan tuz çölünü geçişimiz belleklerimizdeki yerini bir daha unutulmayacak şekilde yerini aldı. Dünyanın en büyük tuz çölü olan Uyuni’yi ziyaretimiz sırasında öğle yemeğimizi de çölün ortasında yedik.

2. Uyuni Tuz Çölü ve Uyuni

Salar de Uyuni, 12.000 km² alanıyla Dünya’nın en büyük tuz göllerinden biri. Kıyaslama yapıldığında Marmara denizinden büyükmüş. Bolivya’nın güneybatısında, 3.653 m yükseklikte bulunuyor ve Titika Gölü’yle beraber Altiplano Platosunun tabiat açısından doruk noktası olarak kabul ediliyor. Gündüz ışıldayan aydınlığı geceleri sert ayazı ile daha çok sert buz tutmuş bir göle benziyor. Ancak yüründüğünde ayakların altında gıcırdayan buz değil kaba tuz kristalleri.

Marmara Denizinden Büyük Uçsuz Bucaksız Tuz Çölü

Marmara Denizinden Büyük Uçsuz Bucaksız Tuz Çölü

Salar de Uyuni’nin tuz kapasitesi yaklaşık 10 milyar ton olarak tahmin ediliyormuş. Bunun yıllık 25.000 tonu çıkarılarak şehirlere naklediliyormuş. Daha güneydeki lagünlerle beraber göl Güney Amerika Flamingoları için önemli bir yaşam alanı teşkil ettiği söyleniyor.

Yağmur zamanı boyunca tuz kabuğu lokal olarak birkaç desimetre su ile örtülüyormuş. Tur operatörlerinin 4×4 arazi araçları için 20 cm.lik su örtüsü sorun teşkil etmiyor.

4x4 Arazi Araçlarımız ve Düzlükten İstifade İlginç Bir Fotoğraf

4×4 Arazi Araçlarımız ve Düzlükten İstifade İlginç Bir Fotoğraf

Yaklaşık Haziran sonundan yağmur zamanının başlangıcı olan Aralık başına kadar göl kuruymuş. Bizim gittiğimiz dönemde de kuruydu. İstisnai olarak çamurlu kıyı şeridi ve tek tek su gözleri hariç 30 m.lik muazzam tuz kabuğu üstünden otobüs ve kamyonlar bile gidebiliyormuş. Ancak geçeceğin yerleri ve istikameti bilmen gerekiyormuş.

Savaşların olduğu dönemde, Uyuni, bir garnizon şehriyken, bugün çevreye yapılan turistik gezilerin başlangıç noktası ya da bizim gibi Şili’den gelenler için bitiş noktası. Rotamız üzerinde, İnka evi tabir edilen tuz çölü ortasında bir ada da vardı.

3. Incahuasi (İnka evi)

Salar de Uyuni ‘nin en ünlü adası. Uyuni şehrine yaklaşık 80 km mesafede.  Ada 12 m ye varan bir yüksekliğe sahip. Birçok, çeşitli uzunluklarda kaktüs türüyle kaplı. Kaktüsler üzerindeki çiçekler muazzam. Buradan tuz otele kuru zamanda bisikletle ulaşılabildiği iddia ediliyor.

Adanın tepesine doğru, muhteşem manzara eşliğinde keyifli bir tırmanış yaptık. Bol bol kaktüs ve manzara fotoğrafı çektik. Adanın tepesinden etrafa bakıldığında bir koydaymışsın ve uçsuz bucaksız beyaz bir denize bakıyormuş hissine kapılıyor insan. Bir de insan da boşluk ve hiçlik hissi uyanıyor.

***

Salar de Uyuni’de Uyuni istikametinde yolumuza devam ederken, önünde çoğu ülkenin bayraklarının dikili olduğu tuzdan yapılmış bir otelin önünde mola verdik.

Tuz Çölünün En Dikkat Çeken Yeri, Tuz Otel

Tuz Çölünün En Dikkat Çeken Yeri, Tuz Otel

Tüm tur acentelerinin uğradığı bir yer olduğu çevreye bakıldığında fark ediliyor. Her ülkeden insanlar var ve enteresan pozlar vererek fotoğraf çekinmeye çalışıyorlar. Biz de halay çektikten sonra yolumuza devam ettik ve Uyuni şehrine ulaştık.

Uyuni’de ki tren mezarlığına gittik. Kısmen 100 yaşın üstünde olduğu söylenen trenler var burada. Üzerlerine çıkıp fotoğraflar çektik.

Uyuni'de ki Tren Mezarlığı

Uyuni’de ki Tren Mezarlığı

Şehri de şöyle bir kolaçan ettikten sonra, havaalanına doğru yola çıktık. Üç günü birlikte geçirdiğimiz cefakâr 4×4 aracımız ve şoförümüzle havaalanında vedalaştık.

Saat: 18.40’da Amaszonas Airlines Havayolları’na ait uçak ile Uyuni (UYU) Havaalanı’ndan La Paz (LPB) Havaalanı’na uçtuk. 50 dakikalık bir yolculuğa müteakip Saat: 19.30’da La Paz’a ulaştık.

Deniz seviyesinden 3100-4060 metre yükseklikte bulunan şehir oldukça oksijensizdi. La Paz’a varışımızı müteakip otelimize yerleştik. Akşam yemeği için bir yer bulduk ve yemekten sonra oteldeki temizlik ve kişisel bakımlarımızın ardından erkenden istirahate çekildik.

4. La Paz

La Paz, kelime anlamı olarak, İspanyolca da barış anlamına geliyor ve Bolivya`nın yönetimsel başkenti. Bolivya’da yasal başkent Sucre olmasına karşın, bakanlar kurulu La Paz’da yer alıyor ve ülke buradan yönetiliyormuş. Kent ek olarak, La Paz bölgesinin de bölgesel başkenti.

 

***

La Paz’ın yüksek rakımı, son üç gündür And Dağları’nın 4000-5000 metre yüksekliklerinde olmamız nedeniyle bizi etkilemedi. Çünkü son üç günde vücudumuz yüksek rakımın getirdiği dağ hastalıklarına alıştı.

La Paz’daki ikinci günümüz olan 16 Eylül 2016 Cuma günü, otelimizdeki kahvaltının ardından, “La Paz’da Gezip Görülecek Yerler” için yürüyerek şehir turumuza başladık. Kentin merkezi konumundaki güvercinlerle dolu Plaza Murillo(meydan) ve çevresi, Metropoliten Katedrali, Hükümet Binası, Başkanlık Sarayı ve kolonyal sokakları, altın kaplama sunağı ile ünlü Barok tarzı mimarinin bir mücevheri kabul edilen San Francisco Kilisesi ve de protestoların politik eylemler ile gösterilerin yapıldığı San Francisco meydanı, meydanın hemen güneyindeki Sagarnaga Caddesi, gezip gördüğümüz yerler arasında. Dünyaca ünlü Cadılar Pazar’ı, birçok müzeye ev sahipliği yapan şehrin en güzel caddesi Calle Jean, şehrin 10 km güneyinde yer alan Ay Vadisi (Valle de la Luna) de diğer gezdiğimiz yerler.

La Paz gezimizi tamamlamaya müteakip Peru’nun şirin bir şehri olan Puno’ya yarın yapacağımız otobüs yolculuğunun biletlerini de aldık.

Gezimizin bu bölümünde, her yıl binlerce Hıristiyan hacıya ev sahipliği yapan 3,5 saat mesafedeki Copacabana’yı, Copa capana kilisesini ve “Copacabana’nın Kutsal Bakiresi, Siyah Madonna” tarafından kutsanmış olan tarihi tapınağı ve koruyucu azizenin heykeli de gezip göreceğimiz yerler arasında idi ama zaman darlığından gezemedik.

***

Güney Amerika Gezimizin 19’uncu günü olan 17 Eylül 2016 Cumartesi günü 4 günlük Bolivya gezimizi bitirdik. La Paz’da ki otelimizde aldığımız kahvaltının ardından Puno (Peru)’ya doğru yola çıktık. Bolivya-Peru sınırını, Yunguyo sınır kasabasından geçtik. Bolivya tarafındaki pasaport ve çıkış işlemlerini tamamlamayı müteakip Peru sınır ofisine doğru yürüyüşe başladık.

İkinci Bölüm: Bizim gezemediğimiz, Bolivya’da Gezip Görülecek Diğer Yerler

Bu bölüm, geziye çıkmadan önce yapmış olduğumuz çalışmalardan ve gezi esnasında edindiğimiz bilgiler doğrultusunda öğrendiğimiz, ancak zamanımızın kısıtlı olması nedeniyle bizim gidemediğimiz, Bolivya’da gezilip görülmesi gereken diğer yerleri kapsamaktadır. Söz konusu yerler, maddeler halinde aşağıda belirtilmiştir.

1. Sucre

Sucre, Bolivya’nın başkenti. Chowueya Nehri’nin üzerinde ki bir kanyona kurulmuş. Bolivya’nın anayasal başkenti olmasına karşın, ülke bakanlar kurulunun bulunduğu La Paz’dan yönetiliyor. Sucre, Bolivya Yargıtayını (Corte Suprema de Justicia) barındırdığı gibi, Chuquisaca bölgesinin de bölgesel başkenti. Denizden 2800 metre yüksekte kurulu kent, geçmişinde Charcas, La Plata ve Chuquisaca adlarını taşımıştır.

2. Isla Del Sol

Güneş Adası (Isla del Sol), Titikaka Gölü üzerinde, Bolivya’ya ait bir ada. Titikaka Gölü kıyısındaki Bolivya şehri Copacabana’dan düzenli olarak yapılan gezi teknesi seferleri ile adaya ulaşılabiliyor. İnka medeniyetine ait bir takım tarihi eserler var. İnka Uygarlığının temellerinin bu adadaki Kutsal Kaya’nın bulunduğu yerde atıldığı söyleniyor.

Kutsal Kaya Roca Sagrada, İnka sarayı Pilkokaina, Chincana Labirenti, Yumani Köyü, kerpiç evleriyle ünlü Challapampa Köyü, adada gezip görülecek yerler arasında.

3. Copacapana

Kutsal kasaba diye anılıyor. Yılda iki kez dini festival düzenleniyormuş. Söz konusu festivallere ülkenin her yanından Hristiyanlar geliyormuş. Geliş sebepleri ise La Paz’ın, Siyah Madonna diye bilinen koruyucu azize Virgen de Candelaria’nın heykelinin bulunduğu, 16’ıncı yüzyıldan kalma Nuestra Senora de Copacabana kilisesinin bu kasaba da olmasıymış.

Bu kasabada ki diğer bir Candelaria, 1800 yılında Brezilya’ya taşınmış. Rio’daki ünlü copacapana plajının isim kaynağı bu nedenle Bolivya’nın bu küçük kasabasından geliyormuş.

2 Comments

  1. Murat