ad itemscope itemtype="http://schema.org/WebSite"> Namibya Nerede, Namibya Gezi Notları | Gezi Notları

Namibya Nerede, Namibya Gezi Notları

Namibya Nerede ve Namibya Gezi Notları başlıklı bu yazıda, başlığında belirtilen konulardaki içerikleriyle birlikte, Namibya gezisi ile ilgili diğer bilgilerin bu blogda ve internette mevcut linkleri yer almaktadır. İçerik olarak, büyük bir çoğunluğu, gün gün Namibya gezi notlarını içermekte olan Namibya Nerede ve Namibya Gezi Notları yazısına, ilk olarak Namibya nerede sorusunun cevabı ile başlayalım.

Namibya Nerede

Namibya, Kıt’a olarak Afrika’da ve Afrika’nın da en güney batı ucunda yer alıyor. Namibya nerede sorusuna, Namibya’yı çevreleyen ülke ve yerlerle devam edelim. Namibya’nın kuzeyinde Angola ve Zambiya, batısında Atlas Okyanusu, güneyinde Güney Afrika Cumhuriyeti, doğusunda ise Botsvana yer alır. Ayrıca Namibya’nın dünyanın en zengin elmas yataklarına sahip ülke olduğu da söyleniyor. Namibya nerede sorusunun cevabını daha kapsamlı olarak haritadan incelemek için tıklayınız…

Namibya Nerede; Namibya ve Komşuları

Namibya Nerede; Namibya ve Komşuları

Namibya hakkında bilgi, Namibya’ya nasıl gidilir, Namibya gezisi için ne kadar zaman gerekir, Namibya vizesi, Namibya iklimi ve benzeri sorular hakkında daha kapsamlı ve geniş bilgilerinNamibya Gezilecek Yerler hakkından bilgi ile yer aldığı Namibya Gezi Rehberi ile Namibya’da Gezilecek Yerler hakkında bilgiler aşağıda linklerini verdiğimiz yazılarda yer almaktadır.

  • Namibya Gezilecek Yerler hakkından bilgi için tıklayınız…
  • Namibya Hakkında Bilgi ve Namibya Gezi Rehberi için tıklayınız…

Bir hafta süren Namibya gezimizi, 12-20 Ekim 2018 tarihleri arasında ve 30 gün süren “Güney ve Doğu Afrika Gezi Rotası” içerisinde yaptık.  Namibya nerede ve Namibya hakkında bu kısa bilgilerden sonra, yazının asıl konusu olan Namibya gezi notları bölümüne geçebiliriz.

Namibya Gezi Notları

Afrika Gezimizin 22’nci günü olan 12 Ekim 2018 Cuma günü Güney Afrika Cumhuriyeti gezimizi Cape Town’da tamamladık. Güney Afrika Cumhuriyeti gezi notları aşağıda linkini verdiğimiz yazıda yer almaktadır.

  • Güney Afrika Cumhuriyeti Gezi Notları için tıklayınız…

Aynı gün 7 kişilik gezi ekibimizle birlikte kiraladığımız minibüs ile otelimizden Cape Town Havaalanına transfer olduk. Ardından da uçak ile Namibya’ya hareket ettik. Namibya gezimize, Kuzey Namibya’dan başladık. Namibya Nerede ve Namibya Gezi Notları başlıklı bu yazımıza Namibya gezi rotasını yazarak devam edelim.

Kuzey Namibya Gezi Rotası

Kuzey Namibya Gezi Rotası

Namibya Gezi Rotamız, Afrika Gezi Rotası içerisinde; Cape Town/Güney Afrika > Windhoek > Outjo > Etosha Ulusal Parkı > Himba Kabilesi > Kamanjab > Uis > Hentiesbaai > Swakopmund > Walvis Bay > Solitare > Sesiriem > Sosslusvle > Dead Vlei > Sesriem > Solitaire > Rehoboth > Windhoek > İstanbul şeklinde gerçekleşti.

Güney Namibya Gezi Rotası

Güney Namibya Gezi Rotası

Nambiya gezi rotası, Nambiya nerede ve Nambiya gezi notları ile ilgili bu kısa girişi yaptıktan sonra Nambiya Gezi Notları ‘na buradan itibaren gün gün yazmaya devam edebiliriz.

1’inci Gün, Capetown > Windhoek > Outjo

12 Ekim 2017 Cuma günü, yedi günlük G.Afrika gezimizi bugün itibariyle bitirdik ve sabahın erken saatlerinde Havaalanına transfer olduk. Pasaport işlemlerini bitirmeye müteakip erken bir saatte yerel bir havayolu ile 30 günlük Afrika gezimizin yedinci ve son ülkesi olan Namibya’ya hareket ettik. Namibya’nın başkenti Windhoek’e varışımızın ardından, havalimanından kiraladığımız 7 kişilik araç ile, 320 km mesafedeki Etosha Ulusal Parkına oldukça yakın mesafede yer alan, Outjo kentine kentine doğru yola çıktık. Keyifli bir yolculuktan sonra Outjo’daki bir gece konaklama yapacağımız Etosha  Hotel‘e ulaştık.

Namibya'daki İlk Günümüz ve Mutluyuz...

Namibya’daki İlk Günümüz ve Mutluyuz…

Etosha Ulusal Parkın’daki otellerin pahalı olması nedeniyle bu kentte ayarladığımız otelimize yerleşmeye müteakip, şehri şöyle bir kolaçan ettik. Oldukça küçük bir kentti. Biz de ilk girdiğimizde çok beğendiğimiz ve oldukça şirin bir butik otel olan otelimize döndük. Otelimizde akşamleyin havuz başı sohbeti, ardından da damak zevkimize uygun güzel bir yemekten sonra istirahate çekildik.Namibya Nerede ve Namibya Gezi Notları başlıklı yazımıza gezimizin ikinci günü ile devam edelim.

2’inci Gün, Outjo > Etosha Ulusal Parkı > Himba Kabilesi > Kamanjab > Uis > Swakopmund

13 Ekim 2017 Cumartesi günü, otelimizdeki kahvaltının ardından erkenden Etosha Ulusal Parkına hareket ettik. 120 km civarında bir yolculuğun ardından, Etosha Ulusal Parkında kendi kendimize yapacağımız safarimizin başlangıç noktası olan Okaukuejo’ya ulaştık. Kısa bir ihtiyaç molasından sonra söz konusu safarimize başladık.

Özel Olarak Dizayn Edilmiş Safari Araçları

Özel Olarak Dizayn Edilmiş Safari Araçları

Kendi başımıza safari deneyimi yaşadığımız bu milli park, binlerce flamingonun uğrak yeri olduğu söyleniyor. Mevsiminden olsa gerek ya da çok büyük olan bu milli parkın sadece yüzde beşlik bir bölümünü gezdiğimizden de olabilir, flamingolara pek rastlayamadık. Vahşi yaşamın çoğunu, ufak su havzalarının etrafında toplanan zebralar ile antilopların oluşturduğunu gördük.

Afrika'da Su Önemli; Zebra ve Antiloplar

Afrika’da Su Önemli; Zebra ve Antiloplar

Etosha Ulusal Parkındaki safarimiz öğlene yakın saatlerde bitirdik. Ardından 180 km güneybatımızda bulunan Himba yerlilerinin yaşadığı bölgeye hareket ettik. Çoğunluğu asfalt olmayan yollardan geçtikten sonra Himba yerlilerinin yaşadığı bölgeye ulaştık.

***

Söz konusu yere vardıktan sonra yerel bir rehberle anlaşarak, Himbaların yaşadığı Orphanage Village girdik. Onları, doğal yaşam alanlarında ziyaret ettik. Bol bol fotoğraf çekindik ve empati kurarak, onları her yönüyle anlamaya çalıştık. Yaşamlarından memnun gözüküyorlardı ve de mutluydular…

Yerel Giysileriyle Himba Kadını ve Bebeği

Yerel Giysileriyle Himba Kadını ve Bebeği

Öğleni biraz geçtikten sonra, Namibya gezimiz için kiraladığımız aracımızla; Namibya’nın ikinci büyük şehri ve bir sahil kenti olan, Swakopmund’a doğru yola koyulduk. Swakopmund yolculuğumuz esnasında Namibya’nın uçsuz bucaksız ve de ıpıssız değişik coğrafyasını seyrederek Namibya hakkında birtakım fikirler edinmeye çalıştık. Terk edilmiş havası veren bu ıpıssız bu yollarda, hiçlik duygusunu yaşadık.

Namibya’nın Uçsuz Bucaksız ve de Ipıssız Çöllerinde Bir Mola Anı

Namibya’nın Uçsuz Bucaksız ve de Ipıssız Çöllerinde Bir Mola Anı

Bu yolculuk esnasında, çok nadiren yerleşim yerlerine rastladık. Büyük bir çoğunluğu toprak yol olan 425 km’lik yolu katlettikten sonra akşam saatlerinde, Swakopmund’a ulaştık ve Swakopmund’daki Villa Wiese Backpackers Lodge’ye yerleştik.

Otele yerleştiğimizde hava kararmıştı. Şehri şöyle bir kolaçan ettik. Namibya’nın en popüler deniz tatili şehri olduğu söylenen Swakopmund, Almanya’nın çöldeki Dusseldorf’u olarak da anılıyormuş. Uzun ve yorucu yolculuktan dolayı bir an önce karnımızı doyurduk ve otelimizde istirahate çekildik.

3’üncü Gün, Swakopmund > Walvis Bay

14 Ekim 2017 Pazar günü, otelimizdeki kahvaltının ardından, Sakomund şehir gezimize devam ettik. Öğlenden sonra da 120 km güneyde bulunan ve adeta bir etkinlik cenneti olduğu söylenen Walvis Bay’a doğru yola çıktık. Dünyaca bilinen Namib-Naukluft çölünün Atlas Okyanusu ile birleştiği sahil şeridindeki yol boyunca, sarı kum tepeleri ile mavi okyanusun renk cümbüşünü seyrettik. Hatta müsait bir yerde mola verip bol bol fotoğraf çekindik.

Namib-Naukluft Çölünün Atlas Okyanusu ile Birleştiği Sahil Şeridi

Namib-Naukluft Çölünün Atlas Okyanusu ile Birleştiği Sahil Şeridi

Walvis Bay’a varışımıza müteakip iki gün konaklayacağımız villamıza yerleştik. Ardından aracımızla Walvis Koyu’nun en uç noktasına doğru yol aldık. Devamında söz konusu koyun zamanla bazı yerlerinin dolması ile oluşan göller ve buradaki tuz üretim işlemlerini gözlemledik. Söz konusu koy ve göllerde yaşayan birçok değişik kuş türünü de gözlemledik, fotoğraflarını çektik. Dünyanın en eski çölü olduğu söylenen Namib-Naukluft çölünün, Atlas Okyanusu ile kum dağları şeklinde birleştiği Sandwich Harbour’a gitmeye çalıştık ancak aracımızla problem yaşayabileceğimizi düşünerek bu fikirden vaz geçtik.

Göller ve Tuz Üretim işlemleri

Göller ve Tuz Üretim işlemleri

Tekrar Walvis Bay’a geri döndük. Aracımızla liman bölgesine gittik. Sandwich Harbour’a gitmek için yerel tur acentelerine baktık. Ancak fiyatlar oldukça yüksek olduğu için vaz geçtik. Yarın için 4×4 jeep veya ATV ile çöl turu satın almayı düşündük ancak bugün çölü görmemizden ve de ilerleyen günlerde iki gün hep çöllerde etkinlik yapacağımızı düşünerek bu fikirden de vazgeçtik. Yarın için serbest gün ve kafaya göre takılacak bir gün olmasına karar verdik. Batı tarzı bir restoran bulup keyifli bir akşam yemeğinden sonra istirahate geçtik.

4’üncü Gün, Walvis Bay

15 Ekim 2017 Pazartesi günü hava aydınlanmadan sabahın erken saatlerinde, çöldeki kum tepeciklerinde gün doğumunu izlemek üzere yola çıktık. Kısa bir süre sonra hedeflediğimiz noktaya vardık. Gün doğumunda, ışığın değişmesiyle birlikte kum tepeciklerinde oluşan renk değişimlerini izledik. Güneş tamamen doğduktan sonra da villamıza döndük.

Namibya Çölünde Gün Doğumu

Namibya Çölünde Gün Doğumu

Villamızda kendi kendimize hazırladığımız kahvaltıyı yaptıktan sonra Sakomund’a gitmeye karar verdik. Sakomund’a varışımıza müteakip, Atlas Okyanusu sahilinde güneşlenerek, ara sıcak tarzı atıştırmalıklarla birlikte içeceklerimizi yudumladık. Sonrasında sahilde yürüdük. Okyanus dalgalarında boğulan birinin arama kurtarma faaliyetlerini bir süre takip ettik. Bu esnada sara krizi geçiren birisine yapılan ilk yardımı izledik. Bu tür faaliyetler bizim ülkemizde nasıl oluyor, bizim insanlarımız bu tür olaylar karşısında ne tepki veriyor, bunları kıyasladık. Ardından Sakomund sokaklarında yürüdük, mağaza ve alışveriş merkezlerine baktık. Kimimiz bir takım hediyelik eşyalar satın aldı.

Adeta Bir Avrapa Kenti Olan Sakomund Sokakları

Adeta Bir Avrapa Kenti Olan Sakomund Sokakları

Akşama doğru, Swakopmund-Walvis Bay arasında, Namib-Naukluft çölünün Atlas Okyanusu ile birleştiği sahil şeridindeki yol boyunca oluşmuş olan sarı kum tepelerine çıkarak gün batımını izledik. Okyanusun maviliği ile kumların sarılığının, güneşin okyanusun üzerine yanaşıp battığı süreçteki renk değişimini izledik. Güneş battıktan sonra Walvis Bay’a aracımızla devam ettik. Bugünkü akşam yemeğimizi de dün akşam yemek yediğimiz yerde yedik ve yarın çölde yapacağımız uzun yolculuk için enerji toplamak üzere istirahate çekildik. Namibya Nerede ve Namibya Gezi Notlarına gezinin en ilginç bölümünü yazarak devam edelim.

5’inci Gün, Walvis Bay > Solitaire

16 Ekim 2017 Salı günü villamızda kendi hazırladığımız kahvaltıyı yaptıktan sonra Walvis Bay’ın güneydoğusunda ve Namibya’nın iç taraflarında yer alan Solitaire’ye doğru yola koyulduk. Asfaltsız toprak yollarda yaptığımız 235 km yolculuk esnasında, Namibya’nın uçsuz bucaksız ve de ıpıssız değişik coğrafyalarını seyrederek Namibya hakkındaki düşünce dağarcığımızı genişlettik. Namibya’da yaptığımız diğer yolculuklar gibi bu yolculuk esnasında çok nadiren yerleşim yerlerine rastladık. Çok nadiren insana rastladık, geçtiğimiz yerlerde adeta bir terkedilmiş havası vardı. Bazı yerlerde araçtan inip hiçlik duygusunu, kaybolmuşluk duygusunu yaşadık.

Her Şeye Rağmen Direnen Bir Ağaç

Her Şeye Rağmen Direnen Bir Ağaç

Öğlenden sonra Solitaire’ye ulaştık. Burası beklediğimiz gibi bir yerleşim yeri değildi. Bir yol kavşağında, bizdeki yol üzerlerinde bulunan dinlenme tesisleri gibi bir yerdi. Ama burada her milletten insan vardı. İşletmecisi de sanırım Almandı. Buradaki kısa bir molanın ve atıştırmalıkların ardından 20 km güneyimizde ve Sesiriem yolu üzerinde yer alan Soft Adventure Camp oteline hareket ettik.

***

Varışımıza müteakip kayaların arasına yapılmış bungalov tipi evlerin olduğu otelimize yerleştik. Dümdüz ve uçsuz bucaksız çölün ortasında, 10-15 tane tek odalı evden oluşan bir otel, birkaç başka milletten misafirler ve yerel hizmet elamanlarından başka da kimse yok. Burada sessizliğin sesi var, sadece. Değişik bir ortam, değişik bir hissiyat. Buranın işletmecisi de bir Alman. Gün batımını iliklerimizde hissedecek derecede yaşadık. Düzlükler ortasında yer alan kocaman kayalardaki renk değişikliklerini, uçsuz bucaksız düzlüklerin renk değişimini izledik. Tabi ki soğuk içeceklerimizi içerek.

Kayaların Arasına Yapılmış Bungalov Tipi Otelimiz

Kayaların Arasına Yapılmış Bungalov Tipi Otelimiz

Yarın yapacağımız tam günü kapsayan; Sesriem, Sosslusvle, Dead Vlei gezisi için tur satın alacaktık. Planımız bu şekildeydi. Ancak kendi aracımızla da gidebileceğimizi öğrenince bu plandan vazgeçtik. Toyota marka 7 kişilik aracımızı kiralarken bu duruma da dikkat etmiştik. Aracımızın performansını da yaptığımız zorlu yolculuklarda test etmiştik. Bu kum tepeleri arasındaki vadilerde gerçekleşecek geziyi kendi kendimize yapmaya karar verdik. Sesizliğin sesi içerisinde, gırgır şamata şeklinde yediğimiz akşam yemeğinden sonra yarınki zorlu gezi için istirahate çekildik.

6’ıncı Gün, Solitaire > Sesiriem > Sosslusvle > Dead Vlei > Sosslusvle > Sesiriem > Solitaire

17 Ekim 2017 Çarşamba günü, otelimizde aldığımız kahvaltıdan sonra Sesriem’e doğru yola çıktık. Toprak zeminde 65 km civarında bir yolculuktan sonra Sesiriem’e ulaştık. Sesriem’de otel ve konaklama imkanları çok pahalı olduğu için konaklama noktası olarak Solitaire’yi tercih etmiştik. Bugün gezeceğimiz yerler milli park statüsünde olduğu için öncelikle giriş işlemlerini yaptık. Pasaport kontrolü, ücret ve benzeri işlemler… Ardından küçük bir mola verdik. Müteakiben asıl hedefimiz olan; Sosslusvle, Dead Vlei istikametinde yola çıktık. Kum tepeleri ve kum dağları arasındaki vadi boyunca ilerleyen bu yol, diğer yolların aksine oldukça düzgün, asfaltlı ve trafik işaretleri ile çok iyi bir şekilde de işaretlenmiş.

Dune 45 Viewpoint

Bu şahane yolda, oldukça yüksek kum tepeleri ve kum yığınları arasında 45 km civarında ilerledikten sonra Dune 45 Viewpoint’e ulaştık. Yol boyunca mevcut kum tepeleri sırasıyla numaralanmış. Sadece 45 numaralı kum tepesi ziyarete açık ve sadece bu tepeye çıkılabiliyor. Biz de aracımızı park ettikten sonra bir saat kadar Dune 45’in zirvesine doğru kumlar üzerinde yürüyerek ilerlemeye çalıştık. Tatbiki zirveye yanaştıkça rüzgarla beraber rüzgârın taşıdığı kumlar bizi karşıladı. Bol bol fotoğraf çekindik. Güldük, eğlendik… Çünkü yaptığımız iş çok farklı bir deneyimdi. Sonra tekrar aşağı indik. Ayakkabı ve çoraplarımızın içine girmiş olan kumları ve elbiselerimiz içerisine girmiş olan kumları temizledik.

Dune 45 Viewpoint

Dune 45 Viewpoint

Bir miktar dinlendikten sonra yola devam ettik. Yine kum tepeleri ve kum yığınları arasında ama çok güzel asfalt bir yolda… Bu şekilde 20 km civarında bir yol aldıktan sonra asıl hedefimiz olan Dead Vlei’nin yakın bir noktasına ulaştık. Bu noktaya 500 -1000 metre kadar olan bir mesafe oldukça kötü bir yol ve tamamen kum. Yolun bu söz konusu 500-1000 metrelik kısmı, zemine özel yapılmış araçlarla gidiliyor. Bu araçlar da bize pahalı geldi. Ancak biz aracımıza ve kaptanlarımız Yasemin ve sevgili eşi İlhan’a çok güvendiğimiz için kendi aracımızla devam ettik. Bazı yerlerde kalacak gibi olsak da hedeflediğimiz noktaya ulaştık.

Dead Vlei

Yine Duna 45’deki gibi yarım saatlik kumlar üzerinde bir yürüyüşten sonra Dead Vlei’ye ulaştık. Burası Kum tepeleri ve dağları arasında küçük bir düzlük, ama sert bir zemini var. Burada kurumuş birçok ağaç var. Ve uzun süredir buraya yağmur yağmadığı için rutubette olmadığı için söz konusu ağaçlar bilim adamlarına göre binlerce yıldır öylece duruyormuş.

Dead Vlei

Dead Vlei

Buradaki incelemelerimizi de bitirdikten sonra geldiğimiz yoldan geri dönerek, 65 km civarında bir yolculuktan sonra Sesriem’e ulaştık. Ardından Sesriem’in araçla 5 km güneyinde yer alan Sesriem Kanyonuna gittik. Aracımızı park ettikten sonra kısa bir yürüyüşle söz konusu kanyona ulaştık. Yıllar önce oluşmuş ve de kuru bir kanyon. Bir miktar kanyonun içerisinde yürüdük, fotoğraflar çektik, incelemeler yaptık.

Sesriem Kanyonu

Sesriem Kanyonu

Kanyon gezimizden sonra tekrar Sesriem’e döndük. Burada kısa bir mola verdik. Ardından da Solutaire yakınındaki otelimize döndük. Duşumuzu alıp temizlendikten sonra dün akşam yaptığımız ritüellerimizi yaptık. Namibya’da konakladığımız yerler arasında ambiyansı en farklı olan ve en çok beğendiğimiz yerlerden birisi bu otel oldu. Çok fazla da vakit geçirmeden, yarın yapacağımız uzun bir araç yolculuğu için istirahate çekildik. Namibya Nerede ve Namibya Gezi Notları başlıklı bu yazımıza Namibya’da ki son kentimizi yazarak devam edelim.

7’inci Gün, Sesiriem > Rehoboth > Windhoek

18 Ekim 2017 Perşembe günü, otelimizdeki kahvaltının ardından, aracımızla 280 km mesafedeki başkent Windhok’a hareket ettik. Bu yol, bugüne kadarki yollarımızdan farklıydı. Biraz maki tarzında bitkilerin olduğu, az da olsa yerleşim yerlerinin yer aldığı, çok fazla olmamakla beraber az da olsa dağ ve tepelerin olduğu bir yoldu. Yine bir kısmı toprak yoldu, ancak yarıdan fazlası asfalttı.

Arada küçük molalarda vererek yaptığımız yolculuğun ardından akşama yakın saatlerde Namibya’nın başkenti Windhok’e ulaştık. Gezi öncesindeki hazırlık aşamasında booking’den ayarladığımız Pension Cori’ye yerleştik. Ardından resepsiyon görevlisinden öğrendiğimiz bir restorana akşam yemeği için hareket ettik.

Namibya'nın Başkenti, Windhoek

Namibya’nın Başkenti, Windhoek

İç düzenlemesi enterasan olan ve oldukça da geniş bir alana yayılmış olan restoran da biraz koku vardı. Yemek kokusu değil de iç düzenlemede kullanılan antika ve eski eşyalardan kaynaklıydı, sanırım. Oldukça kalabalık ve değişik ülke ve ırklardan insanlar vardı. Yemekten sonra birkaç yeri gördükten sonra otelimizde istirahate çekildik.

8’inci Gün, Windhoek

19 Ekim 2017 Cuma günü, otelimizdeki kahvaltının ardından şehir turumuza yürüyerek başladık. Şehir turumuzda; Ahşap oyma sanat eserleriyle Namibia Craft Centre, kendimizi Almanya’da bir kilsede hissettirecek Christuskirche, ülkenin tarihi hakkında bilgiler sunan National Museum of Namibia, ferah bahçesiyle Parliament Gardens ve Parlemento Binası, ülke kültürü ile ilgili bilgiler sunan Owela Museum ile gerçek Afrika’ya şahit olacağımız Katutura bölgesi, Windhoek’te gezip görülecek yerler arasında.

Christuskirche

Christuskirche

9’uncu Gün, Windhoek > Johannesburg > İstanbul

20 Ekim 2017 Cumartesi günü, otelimizdeki kahvaltının ardından, Windeok Uluslararası havalimanına hareket ettik. Önce aracımızı, araç kiralama şirketine teslim ettik. Pasaport işlemlerine müteakip, önce yerel bir havayolu şirketi ile Güney Afrika Cumhuriyeti’nin başkenti Johennesburg’a uçtuk. Ardından uçak değiştirerek Türk Hava Yolları ile İstanbul’a hareket ettik.

***

Namibya Nerede, Namibya Gezi Notları yazısını burada bitirdikten sonra çok kısa olarak Namibya hakkında genel izlenimlerimizden de bir miktar bahsedelim. Namibya enteresan bir ülke. Vize işlemlerindeki güçlüklerden dolayı bunu gezi öncesinde hissetmiştik. Orada da yaşayarak bu enteresanlığı gördük. Diğer gezdiğimiz Afrika ülkelerine; Kenya, Tanzanya, Güney Afrika Cumhuriyeti’ne pek benzemiyor. Karakter olarak onlardan farklı. Gezdiğimiz diğer Afrika ülkeleri arasında; en bakir ülke Namibya, doğası en ilginç ülke Namibya ve en güvenli ülke de Namibya idi.  En enteresan diğer bir konu ise Güney Afrika parasının birebir Namibya’da da geçerli ve kullanılıyor olması.

Namibya’nın düz ve uçsuz bucaksız kıraç toprakları ile çöllerinde, kiraladığımız 4×4 özel arazi aracıyla yol alırken, yüzlerce kilometrelik alanlarda hiçbir yerleşim yerine rastlamamamız, arazinin adeta terkedilmiş bir yer görünümünde olması, bizleri ürküttü, kaybolma ve hiçlik duygusu yaşamamıza neden oldu.

Namibya’da şehirler arasında toplu taşıma aracının olmaması ve gece yolculuğunun da yasak olması, bizim kullandığımız yolların da yüzde 70’inden fazlasının toprak yol olması diğer ilginç konulardan birisi.

***

Namibya Nerede ve Namibya Gezi Notları yazımıza, bu gezi sonucunda öğrendiğimiz yeni bilgileri yazarak devam edelim.

Namibya Çölü’nün Sossusvlie bölgesindeki 2000 yıllık kurumuş ağaçlar, öylece ayakta duruyordu. Bu durum; yağış, rutubet ve nemin olmadığı ortamda, ahşaba hiçbir şeyin olmuyordu.

Su varsa hayat var, bitkiler var, hayvanlar var, canlı varlıklar var. Şayet su yoksa hayat yok; ağaç, çiçek, yeşillik ve benzeri hiçbir canlılık emaresi yok.

Bir yerin mimari yapısını bölgenin doğa şartları belirliyor. İnsanoğlu doğayla ne kadar çok mücadele tekniği geliştiriyor olsa da doğa her daim güçlü.

Dünya’daki doğa şartları ve iklim yapısına göre farklı bitki türleri ve hayvan türleri var. Her bitki türünün ya da hayvanın yaşayabildiği ayrı iklim türü var. Çölde kutup ayısı yok ama kumda daha iyi yürüyebilen deve var. Kutupta da deve yok. Durum böyleyken, insan; her türlü doğa şartında ve iklim yapısında yaşamını şöyle ya da böyle sürdürebiliyor.

***

Namibya dahil tüm Afrika gezimizin konsepti; geziye ayırdığımız süre içerisinde, en ekonomik bir şekilde, olabildiğince fazla yeri görmekti. Biz de bunu fazlasıyla yaptık. Dolu dolu bir gezi oldu.